Siz, futbol oyununun bir spor olduğuna inananlar... Siz, karşınızda güçlü bir rakip varsa ve eşit koşullarda yarışılırsa oyunun anlam ve değer kazanacağını düşünenler... Siz, maçlara takımınızla özdeşleşmek, rakibinize saygı duymak ve futbol gösterisi izlemek için gidenler... Siz, ülkenin bütün sporseverleri... Birleşiniz!

23 Ağustos 2009 Pazar

Sunderland- Yerin Altından Gelen Bir Ses

Bu takımın patronu, taraftarı...
Futbol endüstrileşti, paralandı, zenginleşti. Bunu biliyoruz. Ama futbolu en çok sevenler de hep geniş halk kesimleri oldu. Ne yazık ki kulüpler hep zenginlerin elinde ve züğürdün artık sadece çenesi değil, cüzdanı da yoruluyor. Oysa başka bir takım sahipliği mümkün. İnanmayan Sunderland’e baksın. Kendinizi ilk bildiğiniz andan beri sevdiğiniz renklerden vazgeçer misiniz? Uğruna şarkılar söylediğiniz, kalp çarpıntılarıyla maçlarını seyrettiğiniz takımınızın maçlarını seyretmekten bir gün vazgeçer misiniz? 128 yıllık kulübünüz artık modern çağın endüstriyel futboluna artık ayak uyduramıyorsa… Birinci ligde yer aldığı son iki sezonda toplam 34 puan alıyorsa… Bir sezonda ligin gol kralının attığı golden daha azını atarsa… Ligden düştüğü sezonun ertesinde bir alt ligde ilk 4 maçını da kaybederse… Beşinci maça yine de gider misiniz? Gidenler var... Çünkü onlar başka bir dünyaya inanıyorlar. .
Premiership’in kurulmasıyla beraber İngiltere futbolu başka hiçbir yerde olmadığı kadar paranın gücüne bağlı hale geldi. Premiership bütün dünyada takip edilip sevildikçe kulüpleri para basma makinesi olarak gören, taraftardan bağımsız reklam üzerine kurulu ve her ne olursa olsun başarılı olmanın ön plana çıktığı yönetim anlayışı kulüpleri tek tek ele geçirdi. Çizgili forma giyen son şampiyonun Sunderland olması boşuna değildir. Bu formalarını terle ıslanan kutsal bir değerden, modayı takip eden stilistlerin elinden çıkma kıyafetlere dönüştüren takımların karşısında ısrarla ve inatla durmaktadır.

Ayakta kalmanın tek yolu kendi taraftarının koşulsuz desteğine başvurmaktı. Bu yüzden 42 bin kişi kapasiteli yeni bir stat inşa edildi. Bu stat 2. Dünya Savaşı’ndan bu yana İngiltere’de inşa edilen en büyük stadyumdu. 170 bin kişilik Sunderland şehri bu stadı da doldurdu. Aynı bir önceki stat olan Roker Park’ı doldurdukları gibi...
alıntıdır...(düzenleme yapılmıştır)

2 yorum:

gastigo dedi ki...

Sömürü dünya çapında kitle imha silahlarından daha feci bi hal aldı, değerleri yok etmek artık hiçte zor değil, herşeyde olduğu gibi futbolda da sömürü başlı başına sektörleştirildi sen bu sezon mor forma giy,senin götünde bilmem ne yaıcak yoksa desteği çekerim
Peki abi

24 Ağustos 2009 04:36
Gökhan dedi ki...

Buna engel olacak olanlar klüpler değil, bu klüplerin işine yarıyor.
Buna karşı durması gereken taraftarlar, yani bizleriz.
Bu futbol ileride bizi yutacak çünkü.
Stadyumlar olmaya başladığı gibi çekirdek çöplüğü haline gelmeden bir dur demek lazım burjuva kültürüne hitap etmeye başlayan bu endüstriyel futbol sektörüne.
Bu da buna hayır demekten geçer..unutmayalım,susmayalım.

24 Ağustos 2009 07:44

Bu blogun sahibi kim?

Bu blogun sahibi sizsiniz, bu blogun sahibi tribünlerdir.



Bu blogda yazanlar ve bu blogu yönetenler sadece sizlerin, yani gündemini belirlediğiniz tribünlerin haberlerini ve hallerini, değerlendirmelerini yapan kalemlerdir, bunun yanında spor haberleri dünyasından taraftarın ilgisini çekebilecek ''içi boş olmayan'' haberleri yakalar.. kopyalamaz, içeriğini değiştirmeden tribünlerin ilgisini çekebilecek hale getirir.