Siz, futbol oyununun bir spor olduğuna inananlar... Siz, karşınızda güçlü bir rakip varsa ve eşit koşullarda yarışılırsa oyunun anlam ve değer kazanacağını düşünenler... Siz, maçlara takımınızla özdeşleşmek, rakibinize saygı duymak ve futbol gösterisi izlemek için gidenler... Siz, ülkenin bütün sporseverleri... Birleşiniz!

10 Eylül 2009 Perşembe

Hangisi Yanlış?

Bir yenilginin veya puan kaybının ardından çoğu teknik direktörden, başkandan veya hiç olmadı spor adamlarından hep aynı sözleri duyarız.
Ya takım iyi oynayamamıştır, demekki antrenör iyi hazırlayamamıştır.
Ya karşı takım çok iyi oynuyordur, rakibi ekarte etmiştir.
Ya hakem karşı takımı tutmuştur, sürekli aleyhte kararlar almıştır.
Ya da sahanın zemini bozuktur.
Bu durumda şu soruyu sormak gerekiyor,;
Hangisi yanlış?

Yanlış olan sadece bu tür puan kayıplarını biryerlere, bazı sebeplere bağlamak mı?
Yoksa amatör futbolun bağrından çıkmış kişilerin geçmişini unutup birşeylere mana bulma çalışmaları mı?
Teknik direktörler sürekli şunu söyler bu durumda, zemin kötüydü.
Ama zeminin sadece bir takıma değil, her iki takıma da kötü olduğunu, şartların her iki takım için de aynı olduğunu herkes bilir.
Buna da verecekleri cevap vardır..karşı takımın kendi sahasıdır, onlar alışıktır.
Bu sadece kendilerini avutma ve yenilgiyi başka mecralara, pardon gelebilecek olan tepkiyi başka yerlere yıkarak kurtulma çabalarıdır. Belki biz oynamamış olabiliriz, çünkü biz futbolcu değiliz, olmayı da hedeflemedik.
Ama bu yola baş koyan herkes, bırakın karlı sahaları(resimdeki gibi) buzlu sahalarda dahi o hırsla gençliğinde çoğu kez futbol oynamışlardır.Bu tür hırsı olmayıp, bu kadar çabalamayıp piyasada bu tür sözleri sarfedecek kadar ünlenmesi zordur bir futbolcunun.
Bırakın bahane üretmeyi, yeni yeni kavramlar türetmeyi.
Bu konu nereden mi çıktı? Birkaç blogda ve bazı spor portallarında Bosna maçında yapmaya çalıştığımız(sözde) taktiksel varyasyonları zeminin kötülüğü sebebiyetiyle tam manasıyla yapamadığımızdan sonuca gidemediğimizi belirtenler var, sadece bu yüzden.

0 yorum:

Bu blogun sahibi kim?

Bu blogun sahibi sizsiniz, bu blogun sahibi tribünlerdir.



Bu blogda yazanlar ve bu blogu yönetenler sadece sizlerin, yani gündemini belirlediğiniz tribünlerin haberlerini ve hallerini, değerlendirmelerini yapan kalemlerdir, bunun yanında spor haberleri dünyasından taraftarın ilgisini çekebilecek ''içi boş olmayan'' haberleri yakalar.. kopyalamaz, içeriğini değiştirmeden tribünlerin ilgisini çekebilecek hale getirir.