Siz, futbol oyununun bir spor olduğuna inananlar... Siz, karşınızda güçlü bir rakip varsa ve eşit koşullarda yarışılırsa oyunun anlam ve değer kazanacağını düşünenler... Siz, maçlara takımınızla özdeşleşmek, rakibinize saygı duymak ve futbol gösterisi izlemek için gidenler... Siz, ülkenin bütün sporseverleri... Birleşiniz!

9 Eylül 2009 Çarşamba

12 Dev Adam(s.o.s veriyor)

Polonya'da düzenlenen Avrupa Basketbol Şampiyonası'na milli takımımız oldukça iyi başladı.
Ersan ve Hidayet'in iyi ve istikrarlı oyunu, Ender Arslan'ın akıllı ve hızlı oyun kuruculuğu, Kerem Tunçeri, Oğuz Savaş , Sinan Güler'in zaman zaman oyuna kattığı tempoyla ilk iki maçımızı fazla da zorlanmadan aldık. Litvanya maçının ilk 2 periyodu hariç.
Açıkçası Hidayet'in oyunda daha aktif olması benim beklentimdi, çok iyi bir sezon geçirdi ancak sanki Nba'de oynayan ve olağanüstü bir sezon geçirmeyen birisiymiş gibi bir performans sergiliyor.Herhangi bir TBL oyuncusundan farkı yoktu şu ana kadar.Umarız biraz daha ön plana çıkar.
Asıl diyeceğim savunma yönü. Nedir bu savunmadan çektiklerimiz. Futbol milli takımımız gibi, basketbol milli takımımız da önemli mücadeleler öncesi S.O.S veriyor.
Gerçi dünkü Bulgaristan maçında Ersan ve Semih'in başarılı bir şekilde savunmaya katkısı çok fazla sayı yemememizi sağladı.
Ama Polonya'ya karşı o kadar rahat bir maç çıkarmayacağımız kesin.
Şu anda milli takımın oyun anlayışı ''sayı yiyelim, ama yediğimizden fazlasını atalım'' gibilerinden bir anlayışa tekabül ediyor.
Polonya'ya bu söker mi? Muallakta bir konu..
Polonya karşısında bir kazaya uğrarsak Tanjevic, demedi deme bak..

3 yorum:

Adsız dedi ki...

Selam ben Kaan ben seninle aynı görüşte değilim özellikle Oğuz Savaş, Kerem Tunçeri(Hidayet Türkoğlu), Ender Arslan, Ersan İlyasova ve Ömer Aşık beşiyle oynadığımız bölümlerde hem savunma hem de hücum yönünde çok başarılı olduğumuz inancındayım .Buna da örnek olarak Bulgaristan maçındaki 5 bloğu(Ersan,Oğuz ve Ömer) verebiliriz.Şimdi diyeceksin Bulgaristan iyi bi takım mı? Haklısın kötü ama aynı savunmayı biz Litvanya karşısında da yaptık.Tüm çeyreklerde..Litvanya gibi Yüksek tempolu oynayan bir takımdan yalnızca 76 sayı yedik..Bu gayet güzel bir sayı... Benim Polonya maçındaki korkum taraftarının da desteğini arkasına alan ev sahibinin etkili savunma yapacak olması..Bence bu maçta savunmadan çok hücumda dikkateli olmalıyız...Ayrıca dediğin gibi sen at ben atayım yapmış olsaydık fark 28 sayı olmazdı.(94-66)Polonya'ya gelince; özellikle Logan ve Ignerski çok etkili özelliklede dış atışlarda Logan ve Ignerski'yi ne kadar iyi tutarsak galibiyete o kadar yakın oluruz.Başarılar dilerim ;)

9 Eylül 2009 07:18
Gökhan dedi ki...

Bulgaristan sokak basketbolunu salonlara taşıyor bana ve çoğu kişiye göre..Amerikan devşirmesi oyuncularının üstünden maç kazanmaya çabalıyorlar, takım oyunu denen pek bir şey yoktu Bulgar ekibinde..
Amerikan kökenli bu oyuncuları yorulup, oyundan düşünce farkın geleceği belliydi, geldi de.
Tek adam üstünden oynayan bir ekipten yenilen 66 sayı fazladır bana göre.

9 Eylül 2009 08:33
Adsız dedi ki...

Tek adam dediğin Rowland ise yanılıyorsun Bulgaristan takımının en önemli iki silahı Stoikov ve Evtimov..Bulgaristan 14 hazırlık maçı yaptı ve Bulgarların Sırbistan maçını ve Hırvatistan maçını izledim .Rowland (siyahi oyuncuları) bu takımın oyun kurucusu ve boyu benden bile kısa bu takım neden bu kadar kısa bir oyuncu üzerinden oynasınki ki bu adam topu topu 15 sayı atmış ve 2 asisti var Stoikov ise 6 sayı atmış 9 asisti var

9 Eylül 2009 09:00

Bu blogun sahibi kim?

Bu blogun sahibi sizsiniz, bu blogun sahibi tribünlerdir.



Bu blogda yazanlar ve bu blogu yönetenler sadece sizlerin, yani gündemini belirlediğiniz tribünlerin haberlerini ve hallerini, değerlendirmelerini yapan kalemlerdir, bunun yanında spor haberleri dünyasından taraftarın ilgisini çekebilecek ''içi boş olmayan'' haberleri yakalar.. kopyalamaz, içeriğini değiştirmeden tribünlerin ilgisini çekebilecek hale getirir.