Siz, futbol oyununun bir spor olduğuna inananlar... Siz, karşınızda güçlü bir rakip varsa ve eşit koşullarda yarışılırsa oyunun anlam ve değer kazanacağını düşünenler... Siz, maçlara takımınızla özdeşleşmek, rakibinize saygı duymak ve futbol gösterisi izlemek için gidenler... Siz, ülkenin bütün sporseverleri... Birleşiniz!

6 Eylül 2009 Pazar

Savunma-Savunamama

Estonya'yı mağlup ettik. Evet ama 4.gol gelene kadar ecel terleri döktüğümüz bir maçtı..
Neden? Avrupa Şampiyonası'nda mükemmel bir grafik yakalayan milli takımımız neden Estonya gibi bir takıma karşı bu kadar zorlandı, sormamak elde değil.
Forvet hattımız Avrupa'nın en güçlü forvet hatlarından birisi(sakatlar iyileşince, cezalılar dönünce)...dün de tam olmasa bile bunu gösterdik. Zaten Belarus maçında bunun sinyalleri verilmişti.
Şu ana kadar elemelerde 6 gol kaydeden milli takım, 90 dakikada 4 gol kaydediverdi.
Ama ya savunma, daha doğrusu savunamama.
İsimlere baktığınızda gayet kaliteli ve üst düzey isimler.
Gökhan Gönül-Gökhan Zan-Servet- Hakan Balta..
Gökhan Zan oynadığı süre zarfında geçen topları izledi..ki gol de yedik.
Sakatlandıktan sonra ise defans az çok toparlansa da(bence G.Zan oynamamalıdır, alternatif olmalıdır) gene de verilen pozisyonlar içler acısı.
Ara paslarda inanılmaz bir zaafımız var ki Estonya nere, Bosna Hersek nere..
Ömer Üründül'ün çok kapanan Estonya'ya dört gol attık sevinmemiz lazım derken unuttuğu bişey var..Bosna, Estonya'ya 7 tane attı.
Şu savunmayı düzelt be Fatih Terim...Müslimovic Estonyalılara benzemez...iğne iplik dokur yoksa.

0 yorum:

Bu blogun sahibi kim?

Bu blogun sahibi sizsiniz, bu blogun sahibi tribünlerdir.



Bu blogda yazanlar ve bu blogu yönetenler sadece sizlerin, yani gündemini belirlediğiniz tribünlerin haberlerini ve hallerini, değerlendirmelerini yapan kalemlerdir, bunun yanında spor haberleri dünyasından taraftarın ilgisini çekebilecek ''içi boş olmayan'' haberleri yakalar.. kopyalamaz, içeriğini değiştirmeden tribünlerin ilgisini çekebilecek hale getirir.