Siz, futbol oyununun bir spor olduğuna inananlar... Siz, karşınızda güçlü bir rakip varsa ve eşit koşullarda yarışılırsa oyunun anlam ve değer kazanacağını düşünenler... Siz, maçlara takımınızla özdeşleşmek, rakibinize saygı duymak ve futbol gösterisi izlemek için gidenler... Siz, ülkenin bütün sporseverleri... Birleşiniz!

15 Nisan 2010 Perşembe

Dünya Kupasıyla da röportaj olur

Oluyormuş biz de yeni gördük. Bilgin Gökberk'in elinden olmuş hem de, taze taze sıcak sıcak ve hafiften de güldürüyor insanı. Gerçi şahsi fikrim olarak Bilgin Gökberk'i severdim, taa ki SkyTürk'teki o programı sunmaya başlayana kadar. Bir iki kere denk gelince seyrettim programı, itinayla bakmadım ama nedense bana itici geldi.Programın yarısını kendisini eleştirenlere laf sokmakla geçiren bir program sunucusu izlenimi bıraktı bende Gökberk,onun yerine Ntvspor'u Hıncal Uluç'un kırmızı çizgisini izlemek daha güzel geliyor mesela bana.
Neyse,konumuza dönelim. Ama Gökberk'in ilginçliği gene, bunda gülebildim en azından biraz.
Sanırım bu yazısını Milliyet gazetesinde de yayınlatmış, gazetesini takip etmediğim için görme fırsatım olmadı.
Röportaj şöyle;

DK: Sen de kimsin?
BG: Bilgin ben... Seninle röportaja gönderildim.
DK: Nerelisin?
BG: Türküm.
DK: Türk mü? Ne alakanız var sizin benle ?
BG: 2002’de 3. olmadık mı, niye alakamız olmasın ?
DK: Sonra yok oldunuz ama...
BG: Daha önce vardık da sanki?
DK: İlk soru benden olsun, bizim Halit napıyor ?
BG: Hangi Halit?
DK: Kıvanç...
BG: Bomba gibi... Afrika yaklaştı ya, yine seninle yatıp kalkıyor. Seninle ilgili anılarını anlatıyor her yerde... Allah uzun ömür versin. Amma seviyor seni.
DK: Ben de onu severim. Selam söyle... Bir de Hasan vardı, noldu?
BG: Hangi Hasan?
DK: Şaş mıydı ne, ne gol atmıştı ama Brezilya’ya..
BG: Son golü oldu. Sonra bir daha da atamadı bırakana kadar yanlış hatırlamıyorsam.
DK: Napıyor şimdi?
BG: Yorumcu oldu. Başka Türk var mı hatırladığın?
DK: Var tabi, Şenol napıyor, iyi mi?
BG: Hangi Şenol?
DK: Güneş...
BG: Bir ara Kore’deydi, şimdi Trabzon’da...
DK: Bir de İ.Mansız mı, ne vardı.
BG: Bu konulara girmeyelim şimdi, sakat olmasın...
DK: ??
BG: İmanlı-İmansız filan, böldüler Türkiye’yi, girmeyelim, imanlıları bile imamlı-imanlı, imamsız-imanlı diye böldüler... Altın golü de Allah’ın işi işte İ.Mansız attı. Bizim Milliyet de, o unutulmaz manşeti atmıştı: “Senegal’in hakkından İ.Mansız geldi”, hatırlarsın
DK: Yaaa, müthişti.
BG: Turgay Şeren?
DK: O kim?
BG: 1954 İsviçre’de vardı ya...
DK: Ben 70’de doğdum, Jules tanır belki onu...
BG: Hangi Jules?
DK: Rimet... Afrika’da niye yoksunuz?
BG: Hocaya sor...
DK: Hangi hocaya?
BG: Fatih hocaya...
DK:Almanya’ya da gelmemiştiniz?
BG: Onu da Fatih hocaya soracaksın. Gelmemiştik değil, gelememiştik, çok istedik ama... Aması da var...
DK: Rio’da görüşür müyüz?
BG: Guus’a soracaksın...
DK: İyi dostumdur, ama pahalıdır... Terim’in aldığı 3-5 kuruşa bile laf ettiniz, Guus’a nasıl vereceksiniz bu kadar parayı? Keyfi yerinde mi
bari ?
BG: Bomba gibi de Yılmaz biraz tadını kaçırdı tabi.
DK: Hangi Yılmaz?
BG: Vural...
DK: O kim?
BG: ‘Barcelona’nın hocası...
DK: ??
BG: Hazır burdayken, görmek istediğin biri var mı?
DK: Hıncal’ı görmek isterdim ama.. Esma Sultan’a gelirken, Ertekin’e baktım yoktu. NTV’de de göremiyorum onu, sağlığı yerinde mi?
BG: Bomba gibi. Aziz bey göndertmiş NTV’den...
DK: Nereye?
BG: NTV Spor’a : ))
DK: Aziz bey kim?
BG: Fenerbahçe Başkanı...
DK: Bizim Zico’yu da o göndermemiş miydi?
BG: Evet...
DK: Frank napıyor?
BG: Hangi Frank?
DK: Rijkaard...
BG: Gidici !
DK: Elano?
BG: O da gidici !
DK: Ne tuhaf insanlarsınız?
BG: Evet tuhafız.
DK: Röportaj baydı be Bilgin’cim... Boğazın tam kenarındayız, efkarlandım da...
BG: Rakı-balık mı?
DK: Evet...


ilginç...kaynak olarak Milliyet gazetesinin ismini verdik, Bilgin Gökberk de dedik. Görüyorsa belki bizi de eleştirir programında, bilemeyiz onu ama en azından bunları vererek çok kızarsa telif hakkı davası açmasına falan mani olabiliriz.
Yine de seviyoruz kendisini.Ah biraz da yapıcı olmayı denese...

3 yorum:

bonaventure dedi ki...

"BG: Bomba gibi de Yılmaz biraz tadını kaçırdı tabi.
DK: Hangi Yılmaz?
BG: Vural...
DK: O kim?
BG: ‘Barcelona’nın hocası...
DK: ??"

bu kısmı süper olmuş:))

programı da çok eğlenceli bence. tam milliyetteki köşesine yakışan bir program aslında. köyün delisi:)

15 Nisan 2010 09:39
brdfckr dedi ki...

Sanirim Bilgin Gokberk'in Radyocu programindan bahsediyorsunuz. O programda Bilgin Gokberk'in istedigi sey farkli birseyler soylemek istiyorsaniz buyurun gelin yayina ama hafta sonu papagan gibi konusan yorumcular gibi tekrar edecekseniz aramanizin alemi yok idi. Su medya duzeni icerisinde yapici olabilen, Rijkaard, Denizli vs benden iyi biliyor diyebilen 'koyun delisi'dir.

15 Nisan 2010 09:44
Gökhan dedi ki...

Yapıcı olmaktan kastım, futbol hakkındaki yorumlarındaki yapıcılığı değil..programındaki insanlara, telefonla ulaşanlara, kendisini eleştirenlere karşı çok sert olan üslübundaki yapıcılığıdır.Ki öyle bir yapıcılığı olduğunu ben şahsen sanmıyorum.
Eleştirilere yanıt vermek ayrı şey, eleştirenleri küçümsemek ayrı şey.

22 Nisan 2010 10:07

Bu blogun sahibi kim?

Bu blogun sahibi sizsiniz, bu blogun sahibi tribünlerdir.



Bu blogda yazanlar ve bu blogu yönetenler sadece sizlerin, yani gündemini belirlediğiniz tribünlerin haberlerini ve hallerini, değerlendirmelerini yapan kalemlerdir, bunun yanında spor haberleri dünyasından taraftarın ilgisini çekebilecek ''içi boş olmayan'' haberleri yakalar.. kopyalamaz, içeriğini değiştirmeden tribünlerin ilgisini çekebilecek hale getirir.