Siz, futbol oyununun bir spor olduğuna inananlar... Siz, karşınızda güçlü bir rakip varsa ve eşit koşullarda yarışılırsa oyunun anlam ve değer kazanacağını düşünenler... Siz, maçlara takımınızla özdeşleşmek, rakibinize saygı duymak ve futbol gösterisi izlemek için gidenler... Siz, ülkenin bütün sporseverleri... Birleşiniz!

6 Haziran 2010 Pazar

Dur!


Yok abi yok...laftan anlamıyorlar!
Açılım diyor başbakan, sanatçıları topluyor bir masa etrafına ardından sinema ve tiyatrocuları, şimdi de sporcuları, spor adamlarını, futbol duayenlerini.
''Kürt açılımı'' diye başladığı bu garip hareket, aslında içi dolu olmayan bir hareket olduğundan içeriğini aylarca açıklamayıp sonradan sonraya ismini de değiştirip ''demokratik açılım''laştırıverdi kendisi.
Oysa ki denene göre, Kürt Halkı'nın ötekileştirilmesini engellemek ve refah düzeyini arttırmak, savaşa bir ''dur'' demek içindi yapılanlar. Ama, aslında ötekileştirmeyi engellemek için başlandığı söylenen bir hareketin adının ''Kürt açılımı'' olması zaten başlı başına ötekileştirmenin hangi merciilerden kaynaklandığının daha da iyi anlaşılmasını sağladı. Savaşa bir '' dur! '' demek için çıkılan yolda iki ayda 38 evladını yitirdi Türkiye, ölen Pkk'lılar da aslında Türkiye'nin evlatlarından başkası değildi yani sayı daha da fazla, kat kat fazla tahminen. Bu bir iç savaş abiler, ölenler Fransız veya İsrail'li değil!
Burası bir spor blogu evet, ama dayanamıyorum be abi.
İlk önce, daha yaşarken isminin bir stadyuma verilmesine engel olamayacak kadar alçakgönüllülükten uzak olduğunu gösterdi başbakan. Ve bazı insanlar, '' M.Kemal de yaşarken adı stadyumlara verilmişti '' diyebildi. Oysa biri bir ülkeyi baştan yaratan birisi ise topu topu 7-8 yıldır söylem dışında iyi yönde işlevsiz kalandı.
Ardından, siyaseten kendisine yakın görünüşte olan kulüpler birden bire başarı gösterir, lige çıkar oluverdi durup duruken. Kasımpaşa, İbb, Ankaraspor ve son kurban Ankaragücü.
Ankaraspor'un siyasi çıkar uğruna nasıl harcandığını gördünüz, Diyarbakırspor maçından önce ve sonra bu politikaların sonucu olarak doğan gerginlik ortamı yüzünden Bursaspor ve Diyarbakırspor'un nasıl zan altında bırakıldığını gördünüz, her beraber görmedik mi?
Siyasilerin futbolda yönetici olamayacağına kanun karar vermişken, siyasilerin oğulları başkan olup, onlardan çok babaları kulüple ilgili demeç veriyor oysa. Kanun demekki özde başkanlığı değil sözde başkanlığı yasaklıyor. Ya da biz yanlış görüyoruz.
Sporcuları, yöneticileri bir araya toplayıp neler dedi ki başbakan? Diyarbakırspor'a elleşmeyin, memleket düzeldi sansınlar mı dedi? Ne dedi, neden hiçbir katılımcı açık açık söyleyemiyor?
Dur! diyoruz, yeter!
Çekin oy kokan ellerinizi futbolun üzerinden!

2 yorum:

€min€ dedi ki...

Şenol Güneş'in davetli listesinde adı olmadığı için kapıdan döndüğü bir organizasyondan ne bekliyoruz ki!

6 Haziran 2010 12:30
Adsız dedi ki...

Herkesin başbakanın spor hakkında o kadar bilgili olmasına şok olmaları ağzı açık şekilde çıktıklarından belliydi..Eğer burda devlet spora karışıyor diye eleştiri yapılıyosa, ben önceki dönem diyarbakırsporun nasıl çıktığına bir bak derim..Özellikle Konyaspor- Diyarbakır maçına..Konyasporlu futbolcular beşinci kırmızı kartı görmek için hakemi adeta döverler ama kart çıkmaz..Hükmen mağlup sayılıp maç gündeme oturmasın diye..

6 Haziran 2010 23:28

Bu blogun sahibi kim?

Bu blogun sahibi sizsiniz, bu blogun sahibi tribünlerdir.



Bu blogda yazanlar ve bu blogu yönetenler sadece sizlerin, yani gündemini belirlediğiniz tribünlerin haberlerini ve hallerini, değerlendirmelerini yapan kalemlerdir, bunun yanında spor haberleri dünyasından taraftarın ilgisini çekebilecek ''içi boş olmayan'' haberleri yakalar.. kopyalamaz, içeriğini değiştirmeden tribünlerin ilgisini çekebilecek hale getirir.